CİDELİLER

SÖZDE DEĞİL ÖZDE DOSTLUK CİDELİLERİN BULUŞMA NOKTASI
 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Simidin Tarihi ve Kastamonu

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ASİCİDELİ
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1271
Kayıt tarihi : 18/06/08
Yaş : 47
Nerden : KADIKÖY

MesajKonu: Simidin Tarihi ve Kastamonu   Salı Kas. 09, 2010 2:40 am

Cebrail Keleş / Kastamonu Postası / Hele kışsa birde yağmur varsa, sığındığın çay ocağının ahşap taburesine oturup ince belli bardakta tavşankanı bir çayla simidi yemenin tadına doyum olmaz.

Simit deyince benim aklıma gelen tek şey susamlı olandı. Yıllar önce Kastamonu’ya geldiğimde bu susamsız simit bana çok ilginç gelmişti. İlk kez tattığımda, Ankara’nın çıtır çıtır susamlı simidine alışkın biri olarak itiraf etmem gerekirse bana pek bir yavan gelmişti.
Zamanla bende alıştım.

Şimdilerde şehirde kaldığım vakitler fırından aldığım sıcak bir simidi, Nasrullah Camisinin önünde kaleye sırtımı verip oturduğum bankta bulursam birileriyle, bulamaz isem güvercinlerle paylaşıp yiyorum.

Bu susamsız simit niye bu kadar lezzetli niye bunu tercih ediyorlar acaba deyip şehrin en meşhur simit fırınlarından biri olan Tekeli Simit Fırınının kapısını çaldım.
Fırın sahibi Mehmet Tekeli bana çıraklığından bu yana yaklaşık kırk yıldır simit yaptığını, kendisinden önce de bildiği kadarı ile bu şehirde yüz yıldan fazla bir zamandır bu simidin yapılıp yendiğini anlattı. Ve dedi ki;

—Bu arada sizlerin aracılığı ile şunu özellikle belirtmek istiyorum, dışarıdan gelenler bu simide Kel Simit adını taktılar ben böyle adlandırılmasına karşıyım. Kel denmesi simide olumsuz bir anlam katıyor. Bu simidin adı Kastamonu Sade Simidi’dir.

Tekeli fırınında simit nasıl yapılıyor bir müddet izledim. Önce bir usta hamurları açıyor, yuvarlak halkalar haline getiriyor. Bir diğer usta koca bir kazanda pişiriyor. Biri bu simitleri fırına atıyor. O beyaz halkalar fırından dışarı kıpkırmızı simitler halinde çıkıyor.

Simidin tarihine gelecek olursak, PROF. Dr. Artun Ünsal, Susamlı Halkanın Tılsımı adıyla, tarihten bugüne İstanbul simidini inceleyen bir kitap kaleme almış. Bu kitapta Prof. Dr. Artun Ünsal önce `simit` sözcüğünün nereden geldiğini araştırıyor. "Simidi ilk kim yaptı?" sorusunu da Orta Asya`dan Balkanlara dek örnekler vererek gereksiz bir soru olarak niteliyor. Simidin halka şeklinin, onun kıtır kıtır pişmesi açısından önemli olduğunu, başka ülkelerin benzer ürünlerinden örnekler vererek ortaya koyan Ünsal, Osmanlılar öncesine ilişkin güvenilir kaynaklar bulunmaması nedeniyle, simidin tarihini Osmanlı döneminden itibaren ele alıyor.
Kitapta simitle ilgili ilginç bilgiler var. Örneğin Simit, hatta halka simit sözcükleri Osmanlı`da II. Bayezid`den bu yana uzun süre has undan yapılmış yuvarlak ekmekler için kullanıldığından, her biri 25 dirhem (80 gram) ağırlıkla bugünkü simide en yakın olanı ilk kez 1651 tarihli bir `Mutfak Defteri`nde yer almış. Sultan II. Ahmed`in annesi valide sultanın sofrasına her gün altı has ekmek ve diğer çeşitli ekmek ve çöreklerin dışında 12 adet de `halka simit` getirildiğinin kayıtlara geçmesi, simidin artık Osmanlı sarayında da beğenildiğini anlatıyor.
Peki ya kel simit nerden gelmiş.

Sabah gazetesinde yer alan bir yazıda şöyle bir bilgi var.
“Rusya’da adı, ‘Bubrik’, Karadeniz’de ‘simit’ oldu. Lazlar ise ona ‘Kerkeli’ diyor... Susamsız oluşu nedeniyle ‘kel simit’ şeklinde de adlandırılır. Öyküsü, Rusya’ya çalışmaya giden Rize’nin Pazar ilçesindeki gurbetçilerin, Çarların kahvaltı sofrasını süsleyen simidi bir buçuk asır önce memlekete getirmesiyle başlamış. En büyük özelliği sertliği, aynı gün tüketilmez ve ertesi gün yenilmek istenirse ‘diş’ bile kırabilir. Pekmez suyunda kaynatılıyor, hiçbir katkı maddesi içermiyor. Kalorisi ‘yok’ denecek kadar az.”

Dünyada ve Türkiye’de simit hakkında yazılanlar çizilenler böyle.
Kim ne derse desin simit simittir.
Hepinize afiyet olsun.









































































































































KASTAMONU POSTASI

ALINTIDIR
<TABLE width=270 heigth="150">

<TR>
<td> </TD></TR>
<TR>
<td> </TD></TR>
<TR>
<td> </TD></TR>
<TR>
<td> </TD></TR>
<TR>
<td> </TD></TR>
<TR>
<td> </TD></TR>
<TR>
<td> </TD></TR>
<TR>
<td> </TD></TR>
<TR>
<td></TD></TR></TABLE>

_________________
bakıp geçme yorumyazda git olumu
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://cideliler.yetkinforum.com
 
Simidin Tarihi ve Kastamonu
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Nasıl Siteme Üye olurken insanlar orda dogum tarihi cinsiyet ruh hali takım srck
» GÖKTÜRK DÖNEMİ
» Kendo
» İstanbul'daki Önemli Mekanlar
» Afyon Lokumu

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
CİDELİLER :: KASTAMONUDAN HABERLER-
Buraya geçin: