CİDELİLER

SÖZDE DEĞİL ÖZDE DOSTLUK CİDELİLERİN BULUŞMA NOKTASI
 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 RIFAT ILGAZ 1911-1993

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ASİCİDELİ
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1271
Kayıt tarihi : 18/06/08
Yaş : 46
Nerden : KADIKÖY

MesajKonu: RIFAT ILGAZ 1911-1993   Perş. Tem. 31, 2008 6:52 pm

<BLOCKQUOTE>.:. Rıfat ILGAZ (1911 - 1993)</BLOCKQUOTE>


<BLOCKQUOTE>
1911’de Cide’de ****** Caddesi, 67 no’lu ahşap evde başlayan, 83 yıl sürecek olan inatçı bir yaşamdır Rıfat ILGAZ.

Türk yazısının bütün alanlarında verdiği çok değerli eserlerden; “Hababam Sınıfı”, “Yıldız Karayel”, “Karartma Geceleri”, “Sınıf” ilk akla gelenlerdir.

Toplumcu, gerçekçi çizgide yaşadığı eserleriyle, haklı bir ustalık payesi kazanmıştır.

.:. Cide Rıfat ILGAZ için ne ifade ediyordu?

“Cide doğduğum eşsiz, benzersiz memleket, ne iyi etmiş de annem beni bu cana yakın memlekette doğurmuş! Her şeyimi yetirdiğim günlerde Cide’nin belleğimin duvarlarına yansıyan görünümü ile dirilir, yaşama gücümü tazelerdim...”

“...Ciğerlerim havaya ilk burada kavuşmuştu. Demek vücudum buranın havasına, suyuna, besinine göre oluşup gelişmişti. Gözlerim buranın görünümüne bakarken daha dingindi. Kim bilir sinirlerim, sağduyum, bilinçaltım da öyle olmalıydı...”

“Rıfat ILGAZ denince akla Karadeniz gelir; önce Memişköylü, sonra Cideli oluşum. Cideli olduğumu yapıtlarımda gösterişim; kimilerinin sandığı gibi Cide’ye, memleketime turistik katkıda bulunmak için değil, doğanın güzelliğini, doğa-insan ikilemi, değerlendirilmemiş üretimi, sömürüyü, geri kalmışlığı, bulup çıkarabilmek(...) bu gerçekleri yeryüzü insanlarına gösterebilmek. Demek ki amacımın içinde yöresel olmaktan çok evrensel olabilme çabası var.”

“...İlk izlenimlerim, doğa-toplum ilişkilerim, insan sevgim burada biçimlenip uç verdi, halkı, köylüyü, kıtı kıtına yaşayan insanları burada tanıdım (...) Hâlâ köylü dendi mi, Cide köylüsü gelir aklıma...”


.:. CİDE’DE YAŞADI VE YAZDI

Cide’li “Sarı Yazmalı” olacak şiirlerde, “Halime Kaptan, Şaduman” olacak romanlarında, “Bacaksız” olacak çocuk yazısında ve Türk yazısına zorla oturacaktı.

Bir inatçı yaşamdı Rıfat ILGAZ. Hapiste, hastanede, direnişte, çilede, acıda, sevinçte. 83 yıl süren bir yaşamın özeti.

7 Temmuz 1993 Rıfat ILGAZ’ın ölümsüzlüğe uzanışı oldu. Halkının geleneğine uyarak izinden gelenlere el verdi.

“Genciz genç kalabiliriz de

Kırılacak dal değiliz karayellerde

Savrulacak yaprak değil.

Köküz, gövdeyiz ölümsüz

İzinden gelenlerle

Yeter ki genç kalmasını bilelim

Öleceksek dostluk için, barış için ölelim”

O’nun elini alacakların, koluna gireceklerin, sayısı çok, daha çoğalmasına ihtiyacımız da çok, yolu yöntemi yapıtlarında, diplomayla değil kitaplara dönerek, halka inerek, aydın olmanın sorumluluğunu duyarak, okuyarak, yazarak.

En olumsuz koşullarda bile yaşama olumlu bakmayı, gelecekten umutlu olmayı ondan öğreniyoruz. Aydın olmayı da.

“(...)Kaldır başını kan uykulardan

Böyle yürek, böyle atardamar

Atmaz olsun

Ses ol, ışık ol, yumruk ol

Karayeller başına indirmeden çatını

Sel suları bastığın toprağı dönüm dönüm

Alıp götürmeden büyük denizlere

Çabuk ol

Tam çağı ise başlamanın doğan günle

Bul içine tükürdüğün kitapları yeniden

Her satırında buram buram alın teri

Her sayfası günlük güneşlik

Utanma suçun tümü senin değil

Yırt otuzunda aldığın diplomayı

Alfabelik çocuk ol

Yollar kesilmiş, alanlar sarılmış

Tel örgüler çevirmiş yöreni

Fırıl fırıl alıcı kuşlar tepende

Benden geçti mi demek istiyorsun

Aç iki kolunu iki yana

Korkuluk ol

Rıfat Ilgaz- Aydın mısın?

SARI YAZMALI

Ya dertlisin, ya sevdalı...

Eşsiz kalmış keklik misin?

Uçamazsın, sekemezsin.

Alan almış, satan satmış

Beşik kertmesi başım bağlı

Başını alıp gidemezsin!

Yavru kuşum, bu sendeki güzellik

Başlık mıdır, harçlık mıdır babana!

Değerini biçen biçmiş

Kız evlatsın, eğeceksin boynunu

Şerbetini içen içmiş

Davul zurna gideceksin yabana!

Gelin değil, yoz tarlada ırgatsın,

Kadın değil, ana değil, kul köle.

Kargacaklım, Aybasanlım, Malyaslım,

Babandan mı miras sana bu çile?

Bir çile ki soydan soya,

Bir acı ki anadan kıza.

Yarin gider gurbetele; bekle, dur.

Kiminin künyesi Kore’den gelir,

Kiminin mektubu Almanya’dan,

Kuşun kanadında gelir, okunur.

Bir gece yarısı çalınır kapın

Alıp götürürler erkeğini,

Kaçak mıdır, kaçakçı mı bilemezsin,

Yüreğine kızgın hançer sokulur.

Uyku girmez kalan(*) yaşlı gözüne

Gökte misin, yerde misin

Bekleyişin ezgi olur, açılır,

Türkü olur yaprak yaprak dökülür:

“Pencerelerde perde misin?

Kara kışta limon fidesi gibi

Isıtırsın yetimini koynunda.

Boynu bükük büyütürsün yavrunu.

Avucu kınalı, gözü sürmeli,

Tabanı nasırlı, eli kazmalı,

Kara toprak ellerinde un ufak…

Ellerinde bir tek tohum

Dolu dolu, sarı sarı bir başak!

Al paçalıklı, sırtı küfeli,

Başı çifte çifte sarı yazmalı

Siler gibi alın terini çevrene

Bu kara yazıyı alnından silip

Kendi öz yazını, kendin yazmalı!

RIFAT ILGAZ, (Cide, 1978)

“Bütün Şiirleri 197-1991

adlı kitabından”

(*)Kalan (Galan): Artık

.:. ESERLERİ
Yarenlik (1943), Sınıf (1944), Devam(1953), Üsküdar'da Sabah Oldu (1954) , Soluk Soluğa (1962) , Kılçık (1969) , Uzak Değil (1971) , Güvercinim Uyur mu (1974), Kulağımız Kirişte (1983) , Ocak Katırı Alagöz (1987).
</BLOCKQUOTE>

_________________
bakıp geçme yorumyazda git olumu
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://cideliler.yetkinforum.com
 
RIFAT ILGAZ 1911-1993
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
CİDELİLER :: CİDE İLE İLGİLİ HERŞEY :: RIFAT ILGAZ BÖLÜMÜ-
Buraya geçin: