CİDELİLER

SÖZDE DEĞİL ÖZDE DOSTLUK CİDELİLERİN BULUŞMA NOKTASI
 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 SIKINTI...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ASİCİDELİ
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1271
Kayıt tarihi : 18/06/08
Yaş : 46
Nerden : KADIKÖY

MesajKonu: SIKINTI...   Cuma Ağus. 08, 2008 10:39 am

Sıkıntı
<table width=535><tr><td class=TEXT1 style="PADDING-RIGHT: 10px" colSpan=2>

İçinde yaşadığımız puslu hava,bizi öfke girdabında sürüklerken,bulanık yalnızlığımız;dostların nasihat,destek mesajları ve sükunet telkinleri ile bir nebze olsun duruluyordu.

İhtiyacımız olduğunda bizden tebessümü esirgemeyen,müşkül duruma düştüğümüzde hep yanımızda olanlar, tüm dostluk ve sevgileriyle, bu zorlu zaman dilimini bizimle birlikte aşmaya kendilerini adamışlardı.

Bir avuçtular belki… Ama olsun,inanmıştılar…

Öyle yürekten destekliyordular ki;gönderdikleri mesajlar,insanı dipdiri tutuyor ve geleceğe,mutlu geleceğe coşkuyla hazırlıyordu.

Bu mesajları peyderpey sizlerle paylaşacağım.Ama, bir tanesi vardı ki onu mutlaka ön plana almam gerekiyordu.Bu kıssadan hissemizin adı “ Kabağında bir sahibi vardır.”




Kabağın Sahibi Vardır Elbet!
Vaktiyle bir derviş, nefisle mücadele makamının sonuna gelir.Meşrebin usulünce bundan sonra her türlü süsten, gösterişten arınacak,varlıktan vazgeçecektir.

Fakat iş yamalı bir hırka giymekten ibaret değildir. Her türlü görünür
süslerden arınması gereklidir…


Saç, sakal, bıyık, kaş, ne varsa hepsinden. Derviş, usule uygun hareket
eder, soluğu berberde alır.


- Vur usturayı berber efendi, der.

Berber dervişin saçlarını kazımaya baslar. Derviş aynada kendini takip
etmektedir. Başının sağ kısmı tamamen kazınmıştır. Berber tam diğer tarafa
usturayı vuracakken, bıçkın mı bıçkın bir kabadayı girer içeri.Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atarak:


- Kalk bakalım kabak, kalk da tıraşımızı olalım, diye kükrer.

Dervişlik bu... Sövene dilsiz, vurana elsiz gerek. Kaideyi bozmaz derviş.
Ses çıkarmaz, usulca kalkar yerinden.


Berber mahcup, fakat korkmuştur.Ses çıkaramaz.

Kabadayı koltuğa oturur, berber tıraşa baslar.Fakat küstah kabadayı tıraş esnasında da sürekli aşağılar dervişi, alay eder:`Kabak aşağı, kabak yukarı.`

Nihayet tıraş biter, kabadayı dükkândan çıkar. Henüz birkaç metre gitmiştir ki,gemden boşanmış bir at arabası yokuştan aşağı hızla üzerine gelir.Kabadayı şaşkınlıkla yol ortasında kalakalır. Derken, iki atın ortasına denge için yerleştirilmiş uzun sivri demir karnına dalıverir. Kabadayı oracığa yığılır, kalır.

Ölmüştür. Görenler çığlığı basar.

Berber ise şaşkın, bir manzaraya, bir dervişe bakar, gayri ihtiyarî sorar:

-Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?

Derviş mahzun, düşünceli cevap verir:

- Vallahi gücenmedim ona. Hakkımı da helal etmiştim. Gel gör ki kabağında bir
sahibi vardır elbet !.
O gücenmiş olmalı! “


İşte,bu öykü bizi kendimize getirdi.Üzülmenin ,hayıflanmanın hiç gereği yoktu.Hayatta buna benzer pek çok olay yaşanmıştı.

Titrlerine,makamlarına,koltuklarına güvenerek;kul hakkı yiyenlerin,mazlumu mağdur edenlerin,kibirle yeryüzünde yürüyenlerin sonu,genellikle bu sahte kabadayının ki gibi olmuştur.

Ensemize, kafamıza vurup vurup dalga geçen sahte kabadayıların, “kabağın da bir sahibi olduğunu, bu sahibin de en affetmeyeceği şeyin kibir ve kul hakkı yemek olduğunu hatırlatmanın gerekli olduğunu düşündük,unutmaya başlayanlara, koltuklarına, makamlarına, rantlarına yapışanlara .

Son cümlemizde şu olsun: “ Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste “.Gününüz ,gönlünüz daima açık olsun. Dostlukla kalın</TD></TR></TABLE>

_________________
bakıp geçme yorumyazda git olumu
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://cideliler.yetkinforum.com
 
SIKINTI...
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
CİDELİLER :: İSLAM :: KALP GÖZÜ-
Buraya geçin: